Eğitimde yeni yapılanma.


Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer, ilköğretim ve liselerinin yeniden yapılandırılacağını ve sistemin 4+4+4 şeklinde gerçekleşeceğini açıkladı.
Bu sistemde okulların yapılandırılmaya ihtiyacı var. Ülke gerçekleri dikkate alınarak özellikle meslek eğitimi verecek okullar ve verilecek dersler yeniden ele alınmalıdır.
ÖNERİLER:
1.    ÜNİVERSİTEYE ÖĞRENCİ HAZIRLAYAN OKULLAR

Üniversitelere öğrenci hazırlayan fen liseleri, Anadolu Öğretmen liseleri, Anadolu liseleri ilköğretim 5. sınıftan itibaren öğrenciyi almalı ve eğitimi sürdürmeli.
Bu okullara öğrenci seçimi % 50 oranında öğrenci notu, öğretmenin vereceği bir rapor ve velinin isteği dikkate alınarak,
% 50 oranında SBS sınavı gibi merkezi bir sınavdan alacağı puan dikkate alınarak alınmalı.

2.    İMAM-HATİP LİSELERİ VE KUR’AN KURSLARI

İmam- hatip liseleri öğrenciyi 5. sınıftan itibaren almalı ve eğitimini sürdürmeli.
KUR’AN Kursları imam-hatip liseleri içinde yer almalı. Bu okullarda hafızlık bölümü açılmalı ve 5, 6, 7.sınıflarda hafızlık eğitimi verilmeli. Kur’an ezberinin yanı sıra Arapça, Türkçe, Hafıza Teknikleri, spor gibi birkaç ders daha konmalı ve öğrenci hafızlığa odaklanmalı. 8. sınıftan itibaren imam hatip lisesi eğitimini takip etmeli ve bu okullardan mezun olmalı.
Kur’an eğitimi ve hafızlık, okullarda, pedagojik formasyona sahip eğitimciler gözetiminde yapılmalı. Tecrübeli hafızlar ve Kur’an kursu öğretmenleri bu okullarda istihdam edilmeli ve onların tecrübesinden faydalanılmalıdır.
İlahiyat fakülteleri ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği, imam hatip liselerinin alanı sayılmalı. İmam hatip lisesi mezunları üniversite sınavına girdiklerinde alanlarında ek puan alabilmeli. Öteki fakülteleri tercih ederlerse lise mezunları ile eşit şartlara sahip olmalı.

3.    İLKÖĞRETİM OKULLARI VE LİSELERE SEÇMELİ KUR’AN DERSİ KONMALI
Çocuklarımızın Kur’an öğrenmesi yaz tatilinde, camilerde yapılmaktadır.  Yaz tatilinde milyonlarca veli, çocukları için Kur’an öğreneceği cami veya Kur’an kursu arayışına girmektedir. Bulduğu camiler ve yerler çoğu zaman müsait olmayan mekânlardır. Cami ortamında seviyeleri farklı bir grup çocuğa Kur’an öğretilemediğinden her yıl çocuklar elif cüzü ve kısa sureleri öğrenmekte, bir yıl sonra yine öğrendikleri unutulmuş bir şekilde aynı eğitim tekrarlamaktadırlar.
Yaz aylarında birçok veli izin kullanıyor, tatil yapıyor, Kur’an öğretimi sağlıklı yürümüyor. Okullarımızda satranç, bağlama vb. birçok ders verilirken, Kur’an dersi verilmesinden çekinilmemelidir.
Tüm ilköğretim ve liselerimizde seçmeli ders olarak veya kulüp çalışması gibi KUR’AN dersi konmalı.  İsteyen veli çocuğuna Kur’an dersi aldırabilmelidir.
Camilerin bir köşelerindeki Kur’an eğitimi verimsizdir. Birçok imam bu konuda eğitim almış değildir, öğretmenlik bir sanat ve maharet mesleğidir.
Kur’an eğitimi mahir eğitimciler tarafından, gerekirse yazın da okullarda verilmelidir.
Yaz geldi, çocuğu nereye gönderelim telaş ve arayışından milletimizi kurtarmalı, çocuklarımızın ahlak, karakter, ruhsal tekamülü ve ve fiziki gelişimini dikkate alarak,  Kur’an ve din eğitimi verilmelidir.
 
4.    OKULLARDA DİN  ve DİL EĞİTİMİ
Okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ilköğretim birinci sınıftan itibaren en az iki saat okutulmalıdır.
Toplumda gittikçe artan ahlaki bozulma öğretmenleri ve velileri endişelendirmektedir. Birçok veli, çocuğuna bilgi aldırmanın yanı sıra iyi bir ahlak kazandırmak istemektedir. Ahlakın kaynağı dindir. Bu sebeple din eğitimi, Almanya’da olduğu gibi, en az haftada iki saat olarak verilmelidir.
Din ve dil eğitimi erken yaşta başlamalıdır.
Din ve dil eğitimi çocuklarda zekâ gelişimini önemli ölçüde etkilemekte ve zekâ gelişimine geniş ölçüde yardımcı olmaktadır. Ergenlik çağına kadar din ve dil eğitimin temeli atılmalı hem din hem de dil iyi öğretilmelidir.
Ergenlik çağında sonra verilecek din ve dil eğitimi verimsiz olmaktadır, din eğitiminden beklenen netice alınamamakta, dil eğitiminde istenen beceri elde edilememektedir.
Zira beyin, ergenlik dönemine kadar gelişimini önemli ölçüde tamamlamaktadır.

5.    DİN EĞİTİMİ VEREN KURUMLAR DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA BAĞLANMALI

Laik devlet dine karışmaz. Din eğitimi vermez. Dinlere eşit mesafede durur. Vatandaşlarının din eğitimi ve ibadet yeri ihtiyaçlarını karşılar. Devlet memurları ile din eğitimi yürütülemez çünkü memur, amirinden emir alır. Din adamının amiri, devlet memuru olursa din adamı dini öğretmeyi ve Allah rızasını öncelik olarak almak yerine, maaşını düşünerek amirinin verdiği emirleri yerine getirmeyi esas alır. Din hizmetleri ile devlet işleri laik sistemlerde ayrı yürür. Bu prensip doğrultusunda Diyanet’in durumu yeniden ele alınmalı, Diyanet hem ekonomik hem de yönetim bakımından bağımsız olmalıdır.
Din eğitim genel müdürlüğü ve imam hatip liseleri, Kur’an kursları Diyanet İşleri Başkanlığına bağlanmalı. Din eğitimini okullarda, camilerde, hastanelerde, hapishanelerde, orduda Diyanet yürütmelidir.
Almanya’daki kiliselerin konumu böyledir. Avrupa ülkelerinde devlet memuru, din adamı yoktur.

6.    MESLEK LİSELERİ ve ÇIRAKLIK EĞİTİM

Meslek liseleri öğrenciyi ilkokul 5. sınıftan itibaren almalı, eğitim modeli 5+3 şeklinde olmalıdır. Küçük yaşta çocukların bedensel gelişimleri ve fiziki güçleri meslek öğrenmeye yeterli olmamaktadır. Öğretmenler ve veliler, 4. sınıftaki bir öğrencinin yeteneklerini tam olarak ölçememekte ve baskın zekâsının olduğu alanı tam olarak tespit edememektedir. Bunun için zamana ihtiyaç duymaktadırlar.
Meslek liselerinde ilk yıllar öğrenci genel eğitim görmeli ve eğilim duyduğu mesleğe göre seçmeli dersler almalı.
7.sınıftan itibaren mesleki alanını seçmeli ve uygulamalı eğitim görmelidir. Meslek eğitimi 9. sınıftan itibaren uygulamalı ve stajlı yapılmalıdır.
Araştırma, yeni program, gelişme gösteren programları icap ettirmeyen mesleklerde öğrenci 9. Sınıftan itibaren okula bir gün gelmeli ve diğer günler uygulama alanı içinde olmalıdır. Çıraklık eğitimi böylece meslek liselerinin bünyesine alınmış olur.
Alanında uzmanlık kazanmayı gerektirmeyen mesleklerde öğrenci 12 sene okul sıralarında, gereksiz yere zaman kaybetmemelidir.
Meslek eğitimi:
a.    Piyasa şartlarına uygun,
b.    Çocuklarımızın piyasada iş bulabileceği alanlarda,
c.    Sanayiye ve piyasaya kalite getirecek nitelikte sürdürülmelidir.
Meslek okullarında öğretilen matematik, fizik ve kimya gibi derslerin konusu meslek liselerindeki eğitimi destekleyecek mahiyette olmalıdır. Uygulamaya katkısı olmayan teorik konulardan arındırılmalı ve ders yükü hafifletilmelidir.
Meslek lisesi mezunları yeteneklerini geliştirip alanlarında üniversiteye girmek istedikleri takdirde ek puan alabilmelidir.

7.    ZORUNLU EĞİTİM DIŞINA ÇIKABİLME İMKÂNI

Sekizinci sınıftan sonra öğrenci, zümre öğretmenleri ve velinin görüşü alınarak zorunlu eğitim dışına çıkabilmeli ve üçüncü 4 yıllık eğitimi sınavlara dışarıdan girerek tamamlayabilmelidir.  Eğitim ve öğretimi takip edemeyecek durumdaki uyum öğrencileri ve özel eğitim almak isteyen öğrenciler, zorunlu eğitim dışına çıkabilmelidir.

8.    İNTERNET ÜZERİNDEN DERS KONULARININ ANLATILMASI
 
Birçok okulumuzda, öğrenci sayısı azalırken birçok okulda öğrenci fazlalığı ve ikili eğitim devam etmektedir.
Ülkemizin doğusundaki il ve ilçelerde öğretmen yetersizliği bulunmakta, sık sık öğretmenler tayin olmaktadırlar.
Yine öğretmenlerin eğitim ve öğretim, performansları da farklı olduğundan çok iyi öğreten öğretmenler bulunduğu gibi çok yetersiz öğretmenlerimizde mevcuttur. Öğrencilerimiz açısından bakıldığında hasta olan, bazı günler devamsızlık yapan öğrenciler olduğu gibi, kimi zamanda dersler boş geçebilmektedir. Özellikle açık ilköğretim ve açık lise ile özrü nedeniyle okula devam edemeyen birçok öğrenci bulunmaktadır.
Öğrencilerin kültürel seviyeleri farklı olduğundan aynı anlatımla bazıları konuyu anlamakta, bazıları ise anlayamamaktadır. Bazı bölgelerde öğrenciler okula başladıklarında Türkçe dahi bilmemektedir. Tüm bu olumsuzlukları azaltmak, eğitim de fırsat eşitliğini sağlamamıza katkı sağlamak için şu çalışma yapılmalı:
Bütün dersler, nitelikli öğretmenler tarafından en alt düzeyde bulunan çocukların dahi anlayacağı şekilde anlatılarak çekim yapılmalı ve bu ders anlatımlı çekimler sınıf ve konu başlıkları belirtilerek internette yayınlanmalıdır.
a. Öğrenci böylece istediği konuyu örnek anlatımlı ve öğrencilerin soracakları sorularda göz önünde bulundurularak anlatılan konuları internetten izleyebilecektir.
b. Öğretmenin atanamayan okullarda veya sınıflarda öğretmen olmadığı zamanlarda okul idaresi, internetten konuyu sınıfta dinletmeli ve takip ettirebilmelidir.
c. Okula devamsızlığı olan öğrenciden evde, hasta yatağında dahi internetten dersleri izleyebilmeli.
Böylece öğretmenlerin bilgi ve anlatım farklılığından doğan olumsuz durumlar asgariye inmiş olur. Bu konular televizyondaki gibi belirli saatlerde değil, internete yüklenmiş olacağından öğrenci istediği zaman, istediği konuyu takip edebilecektir.
d. Veliler de çocuklarına yardımcı olmak isterlerse internet sitesinden konuları takip edebileceklerdir.

 


Okunma Sayısı : 5691

Yorum Ekleme

Adınız
Yorum

Eklenen Yorumlar

çok beğendim aynı düşünüyorum
hatice / 06-Eylül-2012
çocuğumuzu 5,sınıftan sonra açıktan okutma imkanımız yok mu
isimsiz / 31-Ağustos-2012
Öğretmenlerden Güzel Örnekler




Haftanın Kitabı

Gencim Dinimi Öğrenmek İstiyorum

Yazarı:  Süleyman Karacelil  

Ergenlik dönemi, insan ömrünün en önemli, en kritik ve en hassas dönemidir.

Bu dönemde genç sürekli sorgulama içindedir. Hayatı sorgular, insanları sorgular, kural ve kaideleri sorgular.


Düşündüren Yazılar

Afrikadaki aç çocuklar

Televizyon arızalanmış, tamirci gelip TV’nin arkasını açmış ki bir sürü ekmek kırıntısı! Tabii kimin yaptığını hemen anlamışlar!


Kırkambar

Turp tüketin turp gibi olun.

     Bol vitamin deposu turpun kalorisi yok denecek kadar az. Karaciğer sağlığından kemikleri güçlendirme özelliğine kadar sayısız faydası olan turpu yaz kış tüketmek gerekiyor.