Mutluyum,Çünkü


Mutluluk bazen bir tebessümde, bazen bir kelebeğin kanat çırpmasında, mutluluk bir çocuğun gülümsemesinde, belki tatlı bir sözde, mutluluk özveride bulunmakta, bazen karşılıksız yardım etmekte, belki bir fakirin yüzünü güldürmekte, bazen kuru bir parça ekmeği su ile ıslatıp tuza banarak yemekte gizlidir. Mutluluk bazen hasretin bitişinde, bazen ayrılığın öğrettiği dostların kıymetini anlamakta saklıdır.

“Mutluluk yolun sonunda değil, yolun üzerindedir” diyen Epiktetos, asırlar öncesinden Sokrates’in iddia ettiği gibi, mutluluğun sürekli ulaşılmak için beklenen bir istasyon değil, içerisinde yolculuk yapılan bir tren vagonu olduğunu hatırlatıyor.

Mutluluk dışarıda aranacak bir şey değil, insanın kafasının içinde, kalbinde,  gönlünde gizlidir. Bizim bakış açımız ve olayları yorumlama biçimimiz yapacağımız değerlendirme ve varacağımız sonucu belirler. Zihinsel paradigmalarımız bizim dünyaya bakışımızı ve nesneleri algılamamızın anahtarıdır. Şimdi kendimize soralım, bizler pesimist miyiz yoksa optimist miyiz? Yani felaket tellallığı mı yapıyoruz, yoksa müjdeli haberler mi veriyoruz?

Hayat seçimlerimizden ibarettir. Kötü yerine iyiyi, çirkin yerine güzeli, olumsuz yerine olumluyu, kötülük yerine iyiliği seçmeyi alışkanlık haline getirdiğimiz takdirde, mutlu olmanın bazılarının sandığı kadar zor olmadığını, hatta çok kolay olduğunu anlayacaksınız. Mutlu olmak için küçük bahaneler bulmalısınız. Mutlu olmak için insanları mutlu etmeye çalışmalısınız. Bir hasta ziyareti sonrasında alacağınız dualar, bir huzurevi ziyareti sonrasında hissedeceğiniz vicdani haz ve memnuniyet ifadeleri sizlere doyumsuz bir mutluluk hissi tattıracaktır. Bir çocuk esirgeme kurumu yurdunu ziyaret edip ilgi ve sevgi bekleyen çocuklar ve gençlere yüreğinizi açmak size doyumsuz bir lezzet verecektir.

                “Mutlu olurum eğer” son model bir Mercedes Benz otomobilim olursa, mutlu olurum eğer bir yatım, deniz kenarında bir yalım osun derseniz mutluluğunuzu epey ertelemiş olursunuz. Mutluluk ertelemeye gelmez, çünkü mutluluğa koşarken Allah korusun bir kazaya kurban gidebilirsiniz. O halde yolculukta, uykuda, yemek yerken, yürürken, çalışırken her zaman mutlu olmanın yolunu bulmalısınız.

Her zaman mutlu olup bir ömür boyu ılık ve gölgeli bir bahar mevsimi gibi yaşamanın yolunu merak mı ediyorsunuz? Bunun yolu “mutluyum çünkü…” diye düşünmekten geçiyor. Mutluyum çünkü insanım, mutluyum çünkü görüyorum, mutluyum çünkü duyuyorum, mutluyum çünkü seven bir kalbim, sevecek dostlarım, ailem, çocuklarım var.

Mutlu olabilmek edilgen değil aktif rol alarak yaşamakta gizlidir. Sizler disket veya CD ile çalışan bir bilgisayar gibi dış etkilere açık olarak yaşamayı değil, kendi hard diski ve mikro işlemcisi ile çalışan bir bilgisayar gibi olmayı, yani kendi kararınızı kendiniz vermeyi denerseniz daha kolay mutlu olabilirsiniz. Şunu asla unutmamak gerekir ki elinden geleni yaptıktan sonra tevekkül etmek anlamını ifade eden kadere razı olmak hakikatini asla akıldan çıkartmamak gerekir.

Mutlu olmak için ertelemeyin, üşenmeyin, vazgeçmeyin. Mutluluk senin yanında, kalbinde, aklında belki orada senin hemen yanı başında seni bekliyor. Sorun değil çözüm odaklı olmak gerekiyor. Bir sorunun çözümü varsa canınızı sıkmayın, çözüm arayın. Bir sorunun çözümü yoksa gerçeği kabul edin ve rahat edin, ölüm gerçeği gibi. Bir yakını vefat eden bir kişiye uygulanan ilk psikolojik tedavi ölüm gerçeğini kabul etme terapisidir. Özellikle çocuklar yakınlarının ölmesini algılamakta güçlük çekerler.

                Bir iyilik yap, bir hediye al, seni seviyorum diye haykır, kır öfkenin zincirlerini, özür dile, teşekkür et, bak nasıl mutlu olacaksın. Paylaş kalbini, sevgini, unut kinini nefretini, affet, bağışla mutluluğu bulacaksın. Somurtma tebessüm et, hemen bir kahkaha at etraf çınlasın mutluğu iliklerine kadar yaşayacaksın.

Mutluluk sizinle birlikte olmakta, mutluluk sizlerle düşünce ve duyguları paylaşmakta gizlidir. İyi ki varsınız. Kıymetli dostlarım. Mutluluklara kalbinize dolsun, sizi çekemeyenler sararsın solsun, isterse saçını yolsun, en güzel günler sizlerin olsun.


Okunma Sayısı : 9518

Yorum Ekleme

Adınız
Yorum
Henüz eklenmiş bir yorum bulumamadı!
Öğretmenlerden Güzel Örnekler




Haftanın Kitabı

Gencim Dinimi Öğrenmek İstiyorum

Yazarı:  Süleyman Karacelil  

Ergenlik dönemi, insan ömrünün en önemli, en kritik ve en hassas dönemidir.

Bu dönemde genç sürekli sorgulama içindedir. Hayatı sorgular, insanları sorgular, kural ve kaideleri sorgular.


Düşündüren Yazılar

Afrikadaki aç çocuklar

Televizyon arızalanmış, tamirci gelip TV’nin arkasını açmış ki bir sürü ekmek kırıntısı! Tabii kimin yaptığını hemen anlamışlar!


Kırkambar

Turp tüketin turp gibi olun.

     Bol vitamin deposu turpun kalorisi yok denecek kadar az. Karaciğer sağlığından kemikleri güçlendirme özelliğine kadar sayısız faydası olan turpu yaz kış tüketmek gerekiyor.